“Türk Dünyasından Bir Usta Kalem” - Prof. Dr. Elçin İskenderzade / Emine SEVİNÇ ÖKSÜZOĞLU
Emine SEVİNÇ ÖKSÜZOĞLU
"TÜRK DÜNYASI'NDAN BİR USTA KALEM”
PROF. DR. ELÇİN İSGENDERZADE"
Sana mektup yollamıştım
Uzak Oğuz illerinden
Henüz açamadan solan
Gurbetin güz güllerinden
PROF. DR. ELÇİN İSGENDERZADE"
Sana mektup yollamıştım
Uzak Oğuz illerinden
Henüz açamadan solan
Gurbetin güz güllerinden

“YÜREĞİMİN SEVDA TÜRKÜLERİ” diyen Prof.Dr. Elçin İsgenderzade beyefendinin bu güzel şiir kitabı 2003 yılında Ankara'da gün ışığına çıkmış. 16 Eylül 1964 Azerbaycan’da Karabağ’ın Şuşa şehrinde hayata merhaba demiş. Öğrencilik yılları sayısız başarılarla dolu dolu geçmiş. Şu anda Uluslararası Ekoenerji Akademisinin Profesörüdür. 2002 yılında Newyork İlimler Akademisinin Üyesi seçilmiştir. Dünyanın çeşitli ülkelerinde yapılmış 20 den fazla ilmi kurultay, sempozyum, kongre ve konferanslara katılmıştır. Azerbaycan Yazarlar Birliği’nin ve Azerbaycan Gazeteciler Birliği’nin üyesidir. İlmi ve yazarlık hizmetlerinden dolayı pek çok uluslar arası ödülleri hak kazanmıştır. 100’e yakın ilmi çalışmanın ve 30 buluşun müellifidir. Şimdiye kadar çeşitli konularda 31 kitabı yayımlanmıştır. Eserleri dünyada 10’dan fazla ülkede kendi dillerine çeviri yapılarak yayımlanmıştır. “VEKTOR” ilim dergisinin ve “BAYATI” Sanat dergisinin kurucusu ve Baş editörüdür.

“Yüreğimin Sevda Türküleri” isimli kitabından. Sayfa 32
“Abşeron Rüzgârları”
Kafamda bir ulu savaş türküsü,
İçimde Abşeron’un narıncı, beyaz rüzgarı.
Mardekan’da birbirine karışmış
Gilevarla yakılmış ataşlerin tütsüsü
Gözlerimin karasında dert uyanık,
Uyumuyor,
Sıcak çayım soğuyor,
Fakat
Hayat aşkım soğumuyor.
Sevgili İsgenderzade; şiiri iyi biliyor, onu nakış nakış işliyor. Şiirlerini serbest vezinle kaleme alıyor ancak şiir tadını zedelemiyor. Türk edebiyatının süsü olan şiiri ve onun inceliklerini iyi bildiği gibi, yerinde kullanmayı da biliyor.
Şu mısraların güzelliği ve özelliği inkar edilebilir mi?
“Yüreğimin Sevda Türküleri” isimli kitabından, Sayfa 56
“Kırmızı Güllerin Üzerine Yazılmış Dizeler”
Yüz sene sonra
Toprağın kanını emerek
Mezarım üzerinde bitecek bir
Menekşenin
Üzerine hasret bulaşmasın diye
Gözlerinin,
Yerin,
Göklerin
Hakkı için
Bu gün sev beni n’olursun…
Prof. Dr. Elçin İsgenderzade tıpkı hayatı ciddiye alır gibi, şiiri ciddiye alıyor.
“ÜLKELER… İNSANLAR… SEVDALAR…” ismini taşıyan diğer bir kitabı da 2008 yılında yine Ankara'da gün yüzü görmüş ve okuyucuları ile buluşmuş. Şimdi bu kitabında yer alan bazı şiirlerini incelemeye alalım.
Sayfa 149.
“Bu Güzeller Ne Tükenir, Ne Biter”
Lale olup yamaçlara çıkarlar
Aya dönüp gökyüzünden bakarlar,
Ateş alıp güneşi de yakarlar,
Bu güzeller ne tükenir, ne biter…
16 Aralık 2005 / Novosibirsk
“Abşeron Rüzgârları”
Kafamda bir ulu savaş türküsü,
İçimde Abşeron’un narıncı, beyaz rüzgarı.
Mardekan’da birbirine karışmış
Gilevarla yakılmış ataşlerin tütsüsü
Gözlerimin karasında dert uyanık,
Uyumuyor,
Sıcak çayım soğuyor,
Fakat
Hayat aşkım soğumuyor.
Sevgili İsgenderzade; şiiri iyi biliyor, onu nakış nakış işliyor. Şiirlerini serbest vezinle kaleme alıyor ancak şiir tadını zedelemiyor. Türk edebiyatının süsü olan şiiri ve onun inceliklerini iyi bildiği gibi, yerinde kullanmayı da biliyor.
Şu mısraların güzelliği ve özelliği inkar edilebilir mi?
“Yüreğimin Sevda Türküleri” isimli kitabından, Sayfa 56
“Kırmızı Güllerin Üzerine Yazılmış Dizeler”
Yüz sene sonra
Toprağın kanını emerek
Mezarım üzerinde bitecek bir
Menekşenin
Üzerine hasret bulaşmasın diye
Gözlerinin,
Yerin,
Göklerin
Hakkı için
Bu gün sev beni n’olursun…
Prof. Dr. Elçin İsgenderzade tıpkı hayatı ciddiye alır gibi, şiiri ciddiye alıyor.
“ÜLKELER… İNSANLAR… SEVDALAR…” ismini taşıyan diğer bir kitabı da 2008 yılında yine Ankara'da gün yüzü görmüş ve okuyucuları ile buluşmuş. Şimdi bu kitabında yer alan bazı şiirlerini incelemeye alalım.

Sayfa 149.
“Bu Güzeller Ne Tükenir, Ne Biter”
Lale olup yamaçlara çıkarlar
Aya dönüp gökyüzünden bakarlar,
Ateş alıp güneşi de yakarlar,
Bu güzeller ne tükenir, ne biter…
16 Aralık 2005 / Novosibirsk

Şair duygularını dizelere ne de güzel dökmüş, ne de güzel işlemiş sözcükleri. Adeta dans etmiş kelimelerle şiirinde. İşte bu şairin şiirde ne kadar usta olduğunun bir göstergesidir… Şair kitabında değişik temaları ele almış, onlara hayat vermeye çalışmış şiirlerinde…
Hemen hemen her şair İstanbul’a dair bir şiir yazmıştır. İşte İsgenderzade de bir İstanbul aşığı olarak, şiirine bu güzel kentimizi konuk etmiş. Bakalım nasıl anlatmış.
Sayfa 134.
“İstanbul’da İlkbahar”
-Resul Rıza’nın anısına.
Bahar kuş gibi kanat açarak
Uçup geldi gurbetten
İstanbul’un ilkbahar akşamında
Bir mutlu şairim ben.
Bu kitabında Emperyonist şiirlere de yer vermektedir şair. Her şiirinde farklı tadları yakalamak mümkün. Hepsinde ayrı lezzetler sunmuş okuyucuya. Şiirlerine kendi yaşamından gizler de katmış şair ve bu gizi öyle güzel yerlere saklamış ki, şiiri şiir yapmış adeta İsgenderzade’nin bu ustalığı.
Sayfa 232.
“Adil Mirseyid’in Güvercinleri”
(Bölümlerle Emperyonist Şiir)
-1-
Bu bir Tanrı mucizesi…
Güvercinlerin son umut yeri
Bir şairin kiralık hücresi…
Güvercinler tatlı-tatlı
Söz ayıklıyor pencerede.
Bir kaderin mumu yanıyor
Gece o garip hücrede.
“Şükür” –sözcükleri dökülüyor dilinden
Siyah günlere,
Siyah ekmeğe,
Kırmızı şaraba,
Beyaz çiçeğe.
Kalbini yediriyor
Adil güvercinlere.
Güvercinler, güvercinler,
Yine erik ağaçları çiçek açtı
Bu ilkbaharda…
“ÜLKELER... İNSANLAR... SEVDALAR...” isimli bu güzel kitap umarım siz okuyucuların yüreğinde çiçek açtırır…
Prof. Dr. Elçin İsgenderzade beyefendinin kaleme aldığı ve sizlerle paylaşmak istediğim bir diğer kitabı da, 2008 yılında Azerbaycan'da gün yüzü görmüş olan “AVTOPORTRET” ismini taşımaktadır. Türk Edebiyat dünyasına kalıcı bir eser olarak bırakılabilecek, nadide bir yapıt olarak değerlendiriyorum bu kitabı…
Hemen hemen her şair İstanbul’a dair bir şiir yazmıştır. İşte İsgenderzade de bir İstanbul aşığı olarak, şiirine bu güzel kentimizi konuk etmiş. Bakalım nasıl anlatmış.
Sayfa 134.
“İstanbul’da İlkbahar”
-Resul Rıza’nın anısına.
Bahar kuş gibi kanat açarak
Uçup geldi gurbetten
İstanbul’un ilkbahar akşamında
Bir mutlu şairim ben.
Bu kitabında Emperyonist şiirlere de yer vermektedir şair. Her şiirinde farklı tadları yakalamak mümkün. Hepsinde ayrı lezzetler sunmuş okuyucuya. Şiirlerine kendi yaşamından gizler de katmış şair ve bu gizi öyle güzel yerlere saklamış ki, şiiri şiir yapmış adeta İsgenderzade’nin bu ustalığı.
Sayfa 232.
“Adil Mirseyid’in Güvercinleri”
(Bölümlerle Emperyonist Şiir)
-1-
Bu bir Tanrı mucizesi…
Güvercinlerin son umut yeri
Bir şairin kiralık hücresi…
Güvercinler tatlı-tatlı
Söz ayıklıyor pencerede.
Bir kaderin mumu yanıyor
Gece o garip hücrede.
“Şükür” –sözcükleri dökülüyor dilinden
Siyah günlere,
Siyah ekmeğe,
Kırmızı şaraba,
Beyaz çiçeğe.
Kalbini yediriyor
Adil güvercinlere.
Güvercinler, güvercinler,
Yine erik ağaçları çiçek açtı
Bu ilkbaharda…
“ÜLKELER... İNSANLAR... SEVDALAR...” isimli bu güzel kitap umarım siz okuyucuların yüreğinde çiçek açtırır…
Prof. Dr. Elçin İsgenderzade beyefendinin kaleme aldığı ve sizlerle paylaşmak istediğim bir diğer kitabı da, 2008 yılında Azerbaycan'da gün yüzü görmüş olan “AVTOPORTRET” ismini taşımaktadır. Türk Edebiyat dünyasına kalıcı bir eser olarak bırakılabilecek, nadide bir yapıt olarak değerlendiriyorum bu kitabı…

“AVTOPORTRET” İsimli bu güzel eser, şairin başkanlığını yürüttüğü Azerbaycan'da yer alan, VEKTOR Uluslar arası ilim ve Edebiyat eserleri İnceleme Merkezi tarafından, Azerbaycan Türkçesi ile ve İngilizce olarak yayımlanmıştır.
Sayfa 132
“Gece Türküsü”
Gece, yağmur havası,
Gece, deniz sahili.
Qobustan qayasında
Resmlerin lal dili.
***
“Turku Of Nıght”
Night, rainfall!
Night… seashore!
Mute language of pictures
On the Gobustan rocks.
Şiirlerini kendi estetik grafiğinde yükselen burçlarda gördüm… O mutsuzluğun ya da bir başka deyişle mutluluğun sahibi ruh, iç buruntularından, gözyaşlarından, hüzünlerden, aşklardan, sevdalardan, uykusuz gecelerden damıttığı dizelerini şiir olarak sunar okuyucularına. Şiir ve sanat aşkı onu sürükleyip getirmiş bizlere… O’ndan çok umutluyum, gerektiğinde her konuda kendisiyle savaşarak, çatışarak, derin bunalımları, girdapları göze alarak, gerektiğinde kendine acımasız ama hep düşünce, mantık, felsefe, bilim, din, estetik, her konuda ama her konuda söyleyiş, deyiş, biçim, biçem güzelliklerini yakalamaya çalışarak şiir yolunda yürüyeceğine inanıyorum.
Sayfa 132
“Gece Türküsü”
Gece, yağmur havası,
Gece, deniz sahili.
Qobustan qayasında
Resmlerin lal dili.
***
“Turku Of Nıght”
Night, rainfall!
Night… seashore!
Mute language of pictures
On the Gobustan rocks.
Şiirlerini kendi estetik grafiğinde yükselen burçlarda gördüm… O mutsuzluğun ya da bir başka deyişle mutluluğun sahibi ruh, iç buruntularından, gözyaşlarından, hüzünlerden, aşklardan, sevdalardan, uykusuz gecelerden damıttığı dizelerini şiir olarak sunar okuyucularına. Şiir ve sanat aşkı onu sürükleyip getirmiş bizlere… O’ndan çok umutluyum, gerektiğinde her konuda kendisiyle savaşarak, çatışarak, derin bunalımları, girdapları göze alarak, gerektiğinde kendine acımasız ama hep düşünce, mantık, felsefe, bilim, din, estetik, her konuda ama her konuda söyleyiş, deyiş, biçim, biçem güzelliklerini yakalamaya çalışarak şiir yolunda yürüyeceğine inanıyorum.

Uzun söze ne hacet… Prof. Dr. Elçin İsgenderzade; Türk Dünyası'nın usta kalemi, güzel yürekli beyefendisidir. Dahası; O Azerbaycan ile Türkiye arasında gönüllü kültür elçisi olmuş, bir şiir sevdalısıdır.
http://www.birharf.net/news.php?cat.29
Emine SEVİNÇ ÖKSÜZOĞLU
Edebiyat Araştırmacısı
Şair Yazar
YAZARIN DİĞER ÇALIŞMALARINI GÖRMEK İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKE TIKLAYINIZ
http://www.birharf.net/news.php?cat.29
Emine SEVİNÇ ÖKSÜZOĞLU
Edebiyat Araştırmacısı
Şair Yazar
Öğrenmeye gönül veren sitemiz birharf.net'e hoşgeldiniz!..













