ankara

Gönüllerde İz Bırakan Bir Sanatkar / Naim İlgün SOYSEV

Tarih: Pazar 29 Kasım 2009
Yazan: SEVİNÇ ATAN yazar listesi e-posta :  içerik öğesi yazdır :  içerik öğesi pdf dosyasını oluştur :  içerik öğesi
Bak: Köşe Yazıları > Sevinç ATAN
Yorum(lar): 3
Görüntülenme: 567
 5.5 - 2 oylar -

İlgün Soysev'in dillerden düşmeyen bestesi GEL YAĞMUR GÖZLÜM'ü dinleyebilmek için sayfayı EXPLORER'de açınız
.
GÖNÜLLERDE İZ BIRAKAN BİR SANATKÂR
NAİM İLGÜN SOYSEV


Sevgili dostlar;

Bugün yine, Türk Sanat Müziğine büyük emekler veren, çok önemli müzik adamlarımızdan biri ile beraberiz.

“Her Şey Bana Göz Süzüp Baktığın An Başladı.”

Bu güzel eserin değerli bestekarı Naim İlgün Soysev, Sivas ilinin Hafik ilçesinde, Hafik Gölü kıyısında konuğumuz olacak.

-Merhabalar sayın Soysev. Uzun zamandan beri tasarladığımız bu söyleşiyi ne kadar ilginçtir ki, önemli bir kültür etkinliği dolayısıyla toplandığımız Cumhuriyet Kenti Sivas’ta gerçekleştirebiliyoruz.

-Merhabalar efendim, gerçekten çok hoş bir rastlantı. Benim“Cumhuriyet Üniversitesi”nde konser vermek üzere davet edildiğim bu güzel ilde, sizler de önemi bir sanat ve şiir etkinliği için toplanmış bulunuyorsunuz.
Yurtiçi ve yurtdışından büyük katılımın olduğu bu program dolayısıyla Sivas ilimizi daha yakından tanımak, birçok değerli şair ve yazarımızla bir araya gelmek, hem de söyleşimizi gerçekleştirme fırsatını bulmak beni gerçekten çok mutlu etti.

-Evet çok güzel bir gün bizim için. Sırası gelmişken, sanata ve sanatçıya büyük değer veren, Hafik Gölü kıyısında güzel bir sabah kahvaltısında bizleri bir araya getiren, yüzü aşkın katılımcıyı konukseverliğin en güzel örneğiyle ağırlayan Hafik Kaymakamı Sn. İlyas MEMİŞ ve sanatsever Belediye Başkanı Sn. Dr. Sezai AYDIN beyefendilere, ayrıca bu etkinliği düzenleyen SİYŞAD ( Sivaslı Şair ve Yazarlar Derneği'ne) buradan teşekkür etmek istiyorum.

- Ben de aynı duygularla kendilerine teşekkürlerimi sunuyorum.

-Sayın hocam, bugünkü söyleşimize kısa bir özgeçmişinizle başlayabilir miyiz?


-6/Nisan/1942 Tarihinde İstanbul’da dünyaya geldim. Babamın subay olması nedeniyle orta tahsilim süresince yurdun çeşitli yörelerini dolaştık. Lise öğrenimimi 1962/63 döneminde Ankara Ticaret Lise’sinde tamamladım. 1968 Yılında Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nden mezun oldum.
Askerlik görevimden sonra iki yıl Etibank’ta bankacılık mesleğinde bulundum.
TRT’nin 1973 yılında açmış olduğu müzik prodüktörlüğü sınavını Türk Sanat Müziği dalında kazanarak prodüktör oldum. Bu daldaki yapımcılık ve yönetmenlik görevlerim 23-Eylül-1977’ye kadar sürdü. Bu tarihte TRT Müzik Dairesi Başkan Yardımcılığı görevine asaleten atandım. 2004 yılına kadar süren bu görevin ardından 6-Nisan-2007’de yaş sınırından emekliye ayrıldım.
1973 Yılında Güngör hanımla evlendim. 1974 Yılında kızım Burcu, 1977’de oğlum Tayfun dünyaya geldiler. İlk müzik bilgilerimi Ankara radyosu emekli keman sanatçısı ve bestekar annem merhume Nezahat SOYSEV’den aldım.

-Böyle sanatçı bir annenin evladı olmak ne güzel. Bu yüzden gerçekten çok şanslısınız. Sizdeki musiki tutkusunun nereden kaynaklandığı böylece anlaşılmış oluyor. Ciddi anlamda müzikle ilgilenmeye ne zaman başladınız?

- Benim Türk Müziği ile tanışmam daha önce de belirttiğim gibi, sekiz yaşıma geldiğim zaman başladı.
O dönemde sevgili annem bana küçük bir ut hediye etmiş ve “Artık seninle ilk müzik derslerimize başlayacağız” demişti. Annem böyle düşünüp, büyük bir hevesle bana ders vermeye başlasa da, ben bir türlü O’nu öğretmenim olarak kabullenememiş ve annemin verdiği dersleri pek ciddiye alamamıştım. Ya oyuna dalıyor, ya sokağa kaçıyor, özetle gerektiği şekilde kendimi müziğe veremiyordum. Bu durum iki yıl boyunca böyle devam etti. Anneciğimden ilk derslerimi aldıktan sonra o zamanlar Ankara Radyo’sunun şeflerinden Fahri Kopuz vardı. O’nun ders masasından hemen hemen bütün sanatkarlar geçmiştir. Annem beni elimden tutup Fahri KOPUZ’a götürdü. Fahri hoca çocukların aile dışında birinden, ciddi bir şekilde eğitim almasının çok daha iyi sonuç vereceğini söyleyerek bana ders vermeye başladı. Kendisinden iki yıl ut dersleri aldım. Daha sonraki nazari bilgilerimi yine annemden almaya devam ettim tabi.

-Başta da değindiğim gibi siz bu konuda çok şanslıymışsınız.

-Evet, gerçekten şanslıydım. Ancak, ben geçenlerde kendime özel bir CD çıkardım. Orada da belirttiğim şekilde, keşke diyorum, keşke benim zamanımda da böyle konservatuarlar olsaydı, ben de onlardan birini bitirseydim ve okullu bir sanatçı olsaydım.

-Tabi ki şimdi bu işe gönül verenler çok daha fazla olanak buluyorlar. Ancak yetenek de çok önemli bir faktör değil mi? Ben kendi adıma, önce yetenek, daha sonra köklü bir eğitim, diye düşünüyorum.

- Haklısınız.

-Hocam şimdi tekrar başa, sizin TRT’ye geçiş öykünüze dönebilir miyiz?


-Ben çalışma hayatıma eğitimim gereği bankacı olarak başladım. İki yıl bankadaki görevime devam ettikten sonra bir gün TRT’nin bir müzik prodüktörü sınavı açtığını duydum. O zamanlar yirmi sekiz yaşımdaydım. Yaşım tutuyordu. O sınava girdim ve kazandım. Bizim dönemimizde Nuriye BİNGÖL, Şakir Öner GÜNHAN falan da vardı. Hep birlikte sınavı kazandık. Bir süre kurs gördük ve Ankara Radyo’sunda müzik prodüktörü olarak çalışmaya başladık. Cüneyt ORHON o zamanlar TRT Müzik Dairesi başkanıydı. Cüneyt Bey, radyodan iki müzik prodüktörünün televizyona verilmesini istemiş. Biz, Şakir Öner GÜNHAN’la birlikte televizyona atandık. Böylece 1973 Yılında Ankara Televizyonunda göreve başlamış oldum.

-O güne kadar beste çalışmaları yapıyor muydunuz?

-Hayır. O zamana kadar hem akademide okumuş, hem de, Ankara’nın Güney Park, Beyaz Saray gibi ünlü gazinolarında geceleri ut çalmıştım. Bestekarlıkla pek alakam olmamıştı. TRT’ye girdikten sonra, 1974 yılında Kaynak GÜNTEKİN diye bir ağabeyimiz vardı, onun önerisiyle “Seyirci İstekleri” adlı yeni bir program çalışmasına başladık. TRT Televizyonu o yıllarda tek kanal. Biz üzerinde çalıştığımız bu program için halkımıza “dinlemek istediğiniz şarkıları posta kartı ve mektuplarla bize bildirin, değerlendirelim” diye duyurular yaptık. En çok istek alan şarkılara çekim yapacak, istekleri görüntülü olarak yerine getirecektik. O zamanlar Aşağı ayrancı PTT’si bize yakın. Bir gün PTT müdürü telefonla beni aradı “İlgün bey, size öyle çok sayıda mektup geldi ki, lütfen bir kamyonetle gelip mektuplarınızı alın.” dedi. Hayretler içinde kaldım. Neyse biz PTT’ye gittik. Gerçekten bir hafta içinde programa tam yirmi üç çuval dolusu istek mektubu gelmişti. Onları değerlendirebilmemiz, inceleyebilmemiz tabi ki mümkün değil. En sonunda her çuvaldan rastgele birer mektup seçip, sadece onları değerlendirmeye karar verdik. Ben kura çeker gibi çuvalın birinden bir posta kartı çektim. Kart Malatya’dan geliyordu. Ön yüzünde izleyicinin istediği şarkı yazılıydı. Muazzez Abacı’dan “Gözlerim Vagonları Dolaştı Üzgün Üzgün”. Kartın arka yüzünde ise bir şiir vardı. “Aşk Fırtınası” diye.

“Her şey bana göz süzüp, baktığın an başladı.
Yüreğimi kor gibi Yaktığın an başladı.
Faydası yok külleme yaktığın bu ateşi,
Aşk denilen fırtına bende çoktan başladı.”


Şiir benim çok hoşuma gitti. Fakat kartın alt kısmı makasla kesilmiş, şairinin adı belli değil. Bundan bir beste yapabilir miyim diye şöyle bir düşündüm. Hemen udumu elime aldım ve yirmi dakika sonra bir hüzzam şarkı çıktı meydana. İşte bu benim ilk bestemdir. Daha sonra bu eseri TRT Denetimine sundum. Üç ay kadar kurullarda bekledikten sonra denetimden geçti.

-Eser denetimden geçti fakat söz yazarı yok, öyle mi?

-Evet, o zaman kadar söz yazarını bulamadım. Söz yazarı belli olmayan bir eser. Şarkı radyoya girip okunmaya başladıktan sonra, o yıl (1976) Milliyet Gazetesi tarafından düzenlenen Yılın En Sevilen On Şarkısı Yarışması’nda ilk on’a seçildi. Beni İstanbul’a Şan Sineması’nda yapılan ödül törenine davet ettiler. Benim bestem yarışmada altıncı olmuş. Programı Halit KIVANÇ sunuyor. Ödülü almak üzere beni sahneye davet ettiklerinde baktım Halit Kıvanç’ın elinde iki plaket var. Biri eserin bestecisine diğeri söz yazarına verilmek üzere hazırlanmış. Orada “Bir yanlışlık olmasın ben bu eserin bestekarıyım, söz yazarını henüz bulamadım. Ancak ileride ortaya çıkacak olursa kendisine verilmek üzere kabul ediyorum” diye bir açıklama getirerek plaketleri aldım. Daha sonra şarkı meşhur oldu. Birçok sanatçı tarafından kasetlere okundu.
Bu arada şarkının şairi de ünlü bestekarlarımızdan İrfan ÖZBAKIR’ı buluyor, şiirini besteleyen kişiyi aradığını ve mahkemeye vereceğini söylüyor. İrfan ÖZBAKIR kendisine, benim zannettiği gibi biri olmadığımı söyleyip, durumu bütün açıklığıyla anlattıktan sonra, bizi buluşturmaya söz veriyor. Daha sonra İrfan bey beni aradı ve İstanbul’un Kara Gümrük semtine giderek o şairi bulmam konusunda bilgilendirdi. Hemen verilen adrese gittim. Beni mahkemeye vermekten söz eden adam, büyük bir coşkuyla beni karşıladı, hemen boynuma sarıldı ve “Evladım ne güzel bir şarkı yapmışsın” diyerek memnuniyetini dile getirdi. Bana çok teşekkür etti. Başka şiirlerini de verdi.

-Doğrusu iyi bir şairmiş.

-Evet, iyi bir şairdi. Çok enteresandır, hani eskiden kartlara şiirler yazar, ipe mandallayıp satarlardı ya, işte O da bu şekilde şiirlerini bir matbaaya bastırıp satan ve bu işten para kazanan, gizli kalmış yeteneklerden biriydi. Adı Beşir KARA. Daha sonra ondan bir şiir daha besteledim. Hicaz Makamında. O da çok beğenildi. Pek çok sanatçı tarafından okundu. Değerli sanatçılarımızdan Ahmet Özhan tarafından kasede alınan bir şarkı oldu.

Yıllar yılı ben seni belde belde aradım.
Bendeymişsin meğer sen, seni elde aradım.
Güzeller senden almış olmalı güzelliği,
Ben seni sen sanarak, her güzelde aradım.

Beşir KARA


-Hocam Beşir bey şiire son derece hakim, usta bir şairmiş gerçekten. Dizelerdeki anlam ve anlatım gücünün yanı sıra, şiirdeki tunç kafiye ve redifler de dikkati çekiyor. Nur içinde yatsın. Güzel şarkılarınıza güftekar olarak imzasını atan bu değerli şairimizi rahmetle anmış ve bu güzel eserin öyküsünü de böylece öğrenmiş olduk. Sırası gelmişken “Her Şey Bana Göz Süzüp Baktığın An Başladı” adlı şarkınızın hangi sanatçılarımız tarafından okunduğunu da öğrenmek isterim.

-Başta Nesrin SİPAHİ( LP) olmak üzere, Yaşar ÖZEL, Serap Mutlu AKBULUT ve Hülya SÖZER ( Kaset) okudular.

-Bunların dışında da hit olmuş, unutulmaz bir çok eseriniz var.

-Evet, ilk bestemin Milliyet Gazetesi’nden ödül alması benim için çok güzel bir teşvik olmuştu. Bunu diğer eserler takip etti. 1988 Yılında sözleri Seyhan GİRGİNER’e ait “Yağmur Gözlüm” adlı Hüseyni makamındaki şarkım da büyük bir patlama yaptı. O yılın Milliyet Gazetesi En Sevilen On Şarkı yarışmasında ödül alan bu eser, değerli sanatçılarımızdan Emel SAYIN (LP), Ayşe TUNALI ve Adnan Şenses okudular. 1989 Yılında sözleri Seyhan GİRGİNER’E ait Uşşak Makamındaki “Öyle Özledim Ki Sevgilim Seni” adlı eserim de Milliyet Gazetesi tarafından ödüle layık görüldü. Zeki Müren, Bülent ERSOY ve Ayşe TUNALI tarafından okunarak kasetlere alındı. 1995 yılında sözleri Şule ÖZMEN’e ait “Yıllar Geçip Saçıma Yağsa da Aklar” adlı Nihavend şarkım da o yılın Milliyet Gazetesi En Sevilen On Şarkı yarışmasında ödül aldı. Bu ve bunun dışındaki daha pek çok eserim değerli solistlerimizce okundu, kasetlerinde albümlerinde yer aldı. Halen de sevilerek okunmaya devam ediyor.

-Bütün bunların yanında çok tanınan, severek dinlediğimiz, “Sevdanın Baharında Geceler Ne Güzeldir”, “Gidişin Ecel Gibi”, “Sen Gülersen Gülüyorum”, “Masal Mıydın Bitiverdin” ve “ Aymelek” gibi sevilen eserlerinizi de sayabiliriz. TRT Repertuarında kaç eserinizle yer alıyorsunuz, diye sorsam?

- 2009 Yılı Şubat ayı itibariyle, TRT sözlü eserler repertuarında 234, Saz eserleri repertuarında14 olmak üzere toplam 248 eserim yer alıyor.

-İlgün hocam, size sormak istediğim daha pek çok soru var ancak hepsini bu sayfalara sığdırabilmek ne yazık ki olanaksız. Bana ayırdığınız bu güzel zaman için çok teşekkür ediyor, daha nice güzel bestelere imza atmanızı, nice başarılara erişmenizi diliyorum.

-Ben de size bu güzel çalışmalarınız için çok teşekkür ederim. Emeğinize, yüreğinize sağlık…
.
RÖPORTAJ: SEVİNÇ ATAN
FOTOĞRAFLAR: SEVİNÇ ATAN
HAZIRLAYAN: NUR ERSEN

http://www.birharf.net

Röportaj ve fotoğraflarımız site yönetiminden izinsiz kullanılamaz.

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayın.
Köşe yazarlarımızı görmek için tıklayın.

Yorumlar





Yorum yazmak için buradan üye olun

Öğrenmeye gönül veren sitemiz birharf.net'e hoşgeldiniz!..