ÇOCUK EDEBİYATI
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam10
Toplam Ziyaret2190
KİTAP TANITIM

KİTAP TANITIMLARI


YÜREĞİMDEN TREN GEÇTİ 

Değerli okurlar,

Sizin yüreğinizden hiç tren geçti mi?

Şimdi “geçti” , “geçmedi” , “hiç öyle şey olur mu” ya da eskilere dalıp “geçmez mi” dediğinizi duyar gibi oluyorum.

Yanıtınız ne olursa olsun, kabulümdür ama şimdi size tanıtacağım kitabın kahramanı Rüştü’nün yüreğinden bir tren geçti.

“YÜREĞİMDEN TREN GEÇTİ” Sibel Unur Özdemir'in çocuklar için yazdığı ilk kitabı. Ürün yayınlarından çıktı. 2013 basımı. 108 sayfa. Kapak tasarımını ve kitabın içindeki konulara ilişkin resimleri Karikatür Sanatçısı Hakkı Uslu yaptı.

Daha elimize almadan önce bizi renk armonisi ile cezbeden kitabın ismi ve kapak tasarımı hepimizi ta çocukluğunuza götürüyor. En güzeli de içimizdeki çocuğu ortaya çıkarıyor. Bu kapağın altında birbirinden güzel, okurken düşündüren, düşündürürken eğlendiren, eğlendirirken eğiten sekiz hikâye var. Hikayeleri süsleyen resimler de konuya uygunluğu açısından ayrı bir güzellik taşıyor.

Sevgili arkadaşım, Sibel Unur Özdemir’in kitap yayınlama fikrini bana açtığı günden güne dek okunma, resimlenme ve baskı aşamasında onun yanındaydım. Yaşadığı tüm heyecana ortak oldum. Bir yazar olarak kitap yayınlama sürecinin ne kadar heyecan verici olduğunu çok iyi bilsem de bir başkasının heyecanına ortak olmak çok farklı bir duyguydu.

İlk kitabı “Belki İstanbul’dayım” yetişkinlere yazılmış hikâyelerden oluşuyordu. Sibel Hanım bu kez çocuk hikâyeleriyle buluşturdu okurlarını.

Çocuklara yönelik hikâyelerin ve diğer türlerin yazımı yetişkinlere yazılan kitaplardan çok farklı elbet. Belirli yaş seviyelerine inmek, çocukların okuma hevesini sürekli gündemde tutacak konular bulmak, onlara hitap edecek uygun bir üslup kullanmak, çeşitli konuları bir araya getirip yeni bir çalışmayı edebiyat dünyasına kazandırmak çok da kolay olmasa gerek.

YÜREĞİMDEN TREN GEÇTİ'deki sekiz öykünün her biri hayatın içinden çıkarılıp alınmış. Bazı öyküleri kendi hayatının birer kesiti. Birçok yazar gibi Sibel Unur Özdemir de hikâyelerini çocuklara hoşça vakit geçirtmenin dışında, onların kişiliklerinin gelişimine, hayatı daha yakından tanımalarına, yurt, insan, doğa ve hayvan sevgisini ön planda tutmalarına, okumayı ve yazmayı sevmelerine katkıda bulunmayı hedeflemiş.

Okudukça bunu fark ediyorsunuz zaten.

Bu öyküleri anne babaların da çocukları ile birlikte okumaları çok önemli. Zaten yazarımız da bu konudaki düşüncelerini sunuş yazısında şöyle belirtmiş:

“…Aslına bakarsanız öykülerimin sadece çocuklar tarafından değil, anne-babalar, öğretmenler tarafından okunması da önemli benim için…”

Özdemir çocuklara sunduğu hikâyelerini sadece anlatımla sınırlandırmamış, özlü sözler, deyimler, şiirler ve tekerlemelerle de destekleyerek onların ufuklarının daha fazla aydınlanmasına katkıda bulunmuş.

“…Kulaklarına inanamıyordu Kara Tren. Duydukları karşısında düğüm düğümdü boğazı. Bir şeyler söylemek istiyordu. Sesi çıkmıyordu…”

“… Bir türlü gözü doymuyor. Yine zam istiyor kiraya.” deyince annem, “Bize ne Hanım. Aman ha. Konuşma öyle ulu orta. Yerin kulağı vardır.” dedi babam. Baktım ama göremedim. Yerin kulağı var mı gerçekten?...”

“…Fikriye Hanım Teyze ve kızı, nar gibi pişmiş tavuğu afiyetle yerken biz ve misafirlerimiz umduğumuzu değil bulduğumuzu yemiştik…”

“Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın bu toprak bir devrin battığı yerdir.”

“Annem babam tulumbadan su çeker su çeker

Halka da boynumdan geçer

Halka da boynumdan geçer”

Kitabın daha ilk sayfasında “Öykülerimde yer verdiğim tekerleme, özlü söz, şarkı ve şiirlerin değerli şahsiyetlerine saygılarımla.” diyerek ustalara saygısını ve vefasını da dile getiren Özdemir, kitabın sonunda çocuk okurları için bir sözlük hazırlamış. Bu da onun yaptığı işi ne kadar ciddiye aldığını gösteriyor bizlere.

Sibel Hanım az sözle çok şey ifade eden “SUNUŞ” yazısının ardından hikâyelerine geçmiş. Her hikâyeyi bir yakınına ithaf etmiş. Aslında bu ithafları yaptığı kişileri hikâyelerinin konusuna göre belirlemiş. “Fatih’e” , “Mürüvvet Anneye ve Şakir Baba’ya”, “Sakine Teyze’ye”… ADIM ADIM KURTULUŞ” hikâyesinin bana ithaf etmiş olması beni hem sevindirdi hem de gururlandırdı.

Hülya Soyşekerci'nin görüşlerinin yer aldığı arka kapak da ön kapak kadar çekici.

Gelelim içindeki hikâyelere… Buradan hepsinden örnek vermeyi isterdim ama istiyorum ki sizler bu hikayeleri merak edin. Kitabımızı bizden isteyin hem çocuklarınız okusun hem siz okuyun. Çevrenize de tavsiye edin.

Yüreğimden Tren Geçti

Vah Başımıza Gelenler

Güle Güle Fethiye

Kurşun Kalem

Ada’ya Gittik Faytona Bindik

Bir Tavada İki Yumurtayız Şimdi

Adım Adım Kurtuluş

Yediler Sokağı’nda İki Çocuk


TANITIM: BİRHARF

 
 
 

Yorumlar - Yorum Yaz